IVF’de Başarıyı Etkileyen Faktörler

Bazı faktörler tüp bebek tedavi başarısında etkilidir.

  1. İleri kadın yaşı; Kadın için 40 yaş ve üzeri erkek için ise 55 yaş ve üzeri ileri yaş kabul edilir. Yaşlanma ile hem sperm ve yumurta sayısı azalır hem de kalitesi düşer. Tüp bebek başarısında en önemli faktörlerden biri anne yaşıdır. Özellikle 40 yaşın üzerinde başarı oranları düşüktür. 42 yaş üzeri kadınlarda IVF sonrası canlı doğum oranları %3.9 kadar düşmektedir. Bunun iki ana sebebi vardır. Bunlardan biri gonadotropin stimülasyonuna yumurtalık yanıtı azalmıştır diğeri ise kötü yumurta kalitesidir. 44 yaşından sonra tartışmalı da olsa tüp bebek yapılması önerilmemektedir.
  2. Düşük over rezev testleri; Mensin 3. günü istenen serum folikül uyarıcı hormon (FSH) seviyelerinin yüksek ve östradiol seviyelerinin düşük ya da yüksek olması kötü gebelik sonuçları ile ilişkilidir. Bununla birlikte, FSH konsantrasyonları siklustan siklusa değişiklik gösterdiği için tek bir ölçüm yeterli değildir. En az 2 ölçüm değeri gereklidir. Serum FSH değeri >20 mIU / mL ve serum estradiol konsantrasyonları> 100 pg / mL olan hastalarda tüp bebek tedavisi başlamamak gerekir.
  3. Hidrosalpinks; Çalışmalar hidrosalpinks varlığının kötü gebelik sonuçları ile birlikte olduğunu göstermektedir. Tüpte biriken sıvı döl yatağına doğru akabilir ve embriyonun yerleşmesine engel olabilir. Canlı doğum oranları neredeyse hidrosalpinks olmayan hastalara göre yarı yarıya azalmıştır. IVF öncesi cerrahi müdahale ile bu tüplerin alınmasının gebelik oranlarını normalleştirdiği gösterilmiştir. Bu hasta grubunda laparoskopik salpenjektomi tercih edilen cerrahi yöntemdir.
  4. Sigara; IVF başarı oranlarını daha az yumurta toplanmasına neden olarak düşürür.
  5. Değişen mikrobiyota; RNA genom çalışmaları, endometriyum denilen döl yatağının benzersiz bir mikrobiyoma sahip olduğunu göstermiştir. Bacteroides ve Lactobacilli türleri daha baskındır. Mikrobiyotada değişim gebeliğe engel olabilir.
  6. Obezite; Normal kilolu kadınlarla kıyaslandığında obez kadınlarda canlı doğum oranlarında %13 azalma olduğu görülmektedir. Özellikle BMI değerleri %27’nin üzerinde olan hastalarda öncelikle kilo vermesi sağlanmalıdır.
  7. Endometriyal kalınlık; Tartışmalı bir konudur. Endometriyal kalınlığın gebelik sonuçları üzerinde etkisi olmadığı yönünde çalışmalar da vardır.
  8. Önceki başarısız IVF döngüsü; Daha önceden yapılan dört IVF başarısızlığı durumunda başarının oldukça düşük olduğu raporlanmaktadır.
  9. Leiomyom; Submukozal miyomlar başarı şansını azaltırken, subserozal miyomların herhangi bir etkisi yok gibi görünmektedir. İntramural miyomların etkisi ise belirsizdir.
  10. Endometriozis ve Endometrioma; Asemptomatik endometrioma ve endometriozisin IVF öncesi cerrahi tedavisi tartışmalıdır. Endometriyoma yani halk arasında çikolata kistleri olarak bilinen yapı yumurtalık içindeki ektopik endometriyal dokudan kaynaklanan kistik bir kitledir. İçinde kalın, kahverengi, katran benzeri bir içerik vardır ve bu nedenle halk arasında çikolata kisti olarak bilinir. Yumurtalık içindeki varlığı, yumurtalık fonksiyonunu etkilemez. Endometriomaların çıkartılması infertil hastalarda folikül sayısını artırarak düzelme sağlayabilir. Ancak beraberinde yapılacak cerrahiye bağlı yumurtalık rezervinde azalma olabileceği de unutulmamalıdır. Bu nedenle çift taraflı endometriyomaya sahip hastalarda cerrahi kesinlikle infertil çiftlerde düşünülmemelidir.

 

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir