COVİD 19 pandemisi günümüzde etkili aşılama yöntemlerinin varlığına rağmen hız kesmeden devam etmektedir. Bunun en büyük nedenini ise kişilerin yeterince aşıya ilgi göstermemesidir. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. İsmet Gün, “Geliştirilen yeni teknolojik aşılar sayesinde COVID-19’a yakalanma riskinin çok düştüğü ve gebelikte geçirilen COVİD-19 enfeksiyonuna bağlı komplikasyonlardan hastanın korunduğunu vurguladı. Bu bilgiler ışığında Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Tüp Bebek Merkezi olarak bizler de tedavi öncesi hastalarımızın aşılanmasını öneriyoruz.” dedi.
Doç. Dr. İsmet Gün; “Eğer aşılanmazsanız Tüp Bebek Tedavisi sonrası gebe kalmanıza rağmen COVİD-19 enfeksiyonuna bağlı sorun yaşayabilirsiniz.” Şiddetli akut respirator sendrom coronovirus 2 (SARS-CoV-2)’nin neden olduğu coronovirus hastalığı 2019 (COVID-19) pandemisi ne yazık ki etkili aşıların ortaya çıkmasına rağmen hızını kesmeden devam etmektedir. Bu zamana kadar yapılan çalışmalar incelendiğinde, özellikle semptomatik COVID-19 olan gebe kadınların semptomatik gebe olmayan kadınlar ile karşılaştırıldığında yoğun bakım ünitesine kabul oranlarının, mekanik ventilasyona ihtiyaç oranlarının ve ölüm oranlarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Di Mascio ve arkadaşları 2020 yılında Journal of Perinatal Medicine dergisinde yayınladıkları çalışmasında gebeliğin daha erken evrelerinde meydana gelen enfeksiyonun daha kötü fetal sonuçlara neden olabileceğini raporladı. Takiben Wei ve arkadaşları 42 çalışmadan oluşan ve 438,548 gebeyi içeren metanalizlerinde SARS-CoV-2 enfeksiyonu geçiren gebelerde preeklampsi, erken doğum ve ölü doğum oranlarının arttığını raporladıkları yazılarını 2021 yılında Canadian Medical Association Journal da yayınladı. Amerika Birleşik Devletlerinde hastalık önleme ve kontrol merkezi yani Centers for Disease Control & Prevention (CDC) ise COVID-19 ile ilşkili ciddi hastalıklarda artmış risk için gebeliği bir risk faktörü olarak duyurdu. Günümüzde hastalıktan korunmak için Food and Drug Administration (FDA) tarafından acil kullanım izni verilmiş 3 tür aşı var. Bunlar yeni teknoloji ile oluşturulmuş messenger ribonucleic acid (mRNA) aşısı olan ve sırasıyla 21 ve 28 gün arayla iki doz aşı gerektiren Pfizer-BioNTech ve Moderna, diğeri ise tek doz gerektiren Janssen BioTech Inc.’den Johnson & Johnson adenovirüs-vektör aşısıdır. Bu aşıların hiç biri canlı aşı değildir. Bu nedenle tüp bebek aşamasında yumurta, sperm yada embriyoya yada gebelik durumunda bebeğe zarar vermez. Çalışmalar aşılanma sonrası Pfizer-BioNTech ve Moderna için COVID-19’a yakalanma riskinin %94-95 daha düşük olduğunu göstermiştir. Benzer şekilde Johnson & Johnson adenovirüs-vektör aşısından sonra da enfeksiyona yakalanma riskinin %66 etkinlikle düştüğü ve küresel olarak ciddi hastalıklara karşı %85 koruyucu olduğu gösterilmiştir. Ek olarak hayvan çalışmaları, bu aşıların üremeye yönelik herhangi bir olumsuz etkisinin olmadığını gösterdi. Hem CDC hem de FDA Aşı Olumsuz Olay Raporlama sistemi [the Vaccine Adverse Event Reporting system, VAERS] kurmuştur. Özellikle CDC, aşı sonrası takip için akıllı telefon tabanlı aktif bir güvenlik izleme ve gözetim aracı olan v-safe’i kurmuştur
(https://www.cdc.gov/coronavirus/2019-ncov/vaccines/safety/vsafepregnancyregistry.html).
30 Ağustos 2021 itibariyle bu sisteme kayıtlı gebe sayısı 155,914 kişiye ulaşmıştır. Bugüne kadar, v-safe’e kayıtlı hamile kişiler için herhangi bir güvenlik endişesi gözlemlenmemiştir. Bununla birlikte, Janssen adenovirüs-vektör COVID-19 aşısının yakın zamanda, çoğunluğunun hamile olmayan kadınlarda olduğu belirtilen nadir fakat ciddi bir durum olan tromboz ile ilişkili trombositopeni sendromuna (TTS) neden olduğu bildirildi.
Tüm bu veriler ışığında American Society of Reproductive Medicine (ASRM, eski adıyla The American Fertility Society), tüp bebek tedavilerinin aşılama proğramı bitimini takiben gerçekleştirilmesini önermektedir.